Aşağıdaki maddeler,  İngilizceyi öğrenmek için, elinizden geldiğince çok çalışmanız gerektiğinin nedenlerini açıklamaktadır:

1. Fakülte bölümünüze geçmek için:

AGÜ %100 İngilizce eğitim veren bir üniversite olduğu için, öğrencilerin, onları İngilizce öğrenmeye iten güçlü bir motivasyonu olmalıdır. (İngilizce Hazırlıkta ne kadar çalışırlarsa, hem o kadar hızlı hazırlığı bitirecekler hem de bölümlerinde ders içeriklerini daha rahat çalışabileceklerdir.)

2. Bölümlerinizde okurken daha fazla kaynağa ulaşabilmek için:

İkinci önemli neden; öğrencilerin akademik alanda, kendilerini geliştirmek için yapacakları araştırmalar ya da yürütecekleri projelerde, uluslararası kaynaklara ulaşmadaki en etkin dil İngilizcedir, çünkü mevcut akademik kaynakların çoğu İngilizcedir. Hazırlık programındayken bile, gerçek dünya ile ilgili çok sayıda güncel ve ilginç raporları bulup okuyabildiğinizi göreceksiniz.

3. Başka öğrencilerle konuşabilmek için:

İngilizce, üniversite değişim programlarının ve Avrupa mesleki yerleştirmelerin uluslararası dilidir. 2014'ten beri, 150 AGÜ öğrencisi, Avrupa'da bir süre kalmıştır. Bu tür fırsatlara başvurabilirsiniz (ancak giriş sınavı İngilizcedir). AGÜ'de de uluslararası öğrenciler olduğunu unutmayınız. Biraz Türkçe bilebilirler, ancak İngilizcede onlarla anlamlı diyaloglar kurmanız daha olasıdır.

4. Mesleki hayatta faydalanmak için:

İngilizce, üniversitenin dışında da tahmin edebileceğinizden fazla ihtiyaç duyacağınız bir dildir. Aslında, eğitim felsefemizin önemli bir parçası da, İngilizceyi sadece üniversitenin akademik bir gerekliliği olarak değil, aynı zamanda bugünün dünyasında hayati önem taşıyan bir iletişim aracı olarak öğretmektir.

Unutulmamalıdır ki, herhangi bir iş alanında daha başarılı olabilmek ve kişilerin önlerine çıkan fırsatlardan daha fazla yararlanmaları için İngilizceyi iyi bir şekilde kullanmaları gerektiği yaygın olarak kabul gören bir gerçektir. Her gün milyonlarca insan, İngilizce iletişim kurmakta, birbirlerine İngilizce e-posta göndermekte ve bu sadece Amerika, İngiltere, Kanada, Avustralya gibi İngilizcenin resmi dil olduğu ülkelerle sınırlı kalmamaktadır.  Örneğin; İsveçli bir iş adamı, Koreli bir iş adamına telefon açtığında iletişim dili büyük olasılıkla İngilizce olacaktır. Eğer bir İtalyan araştırmacı, Brezilya’daki bir şirkete e-posta göndermek isterse, bunu büyük olasılıkla İngilizce yazacaktır. Eğer bir Türk, Türkiye dışında bir şirketle iletişim kurmak isterse, çok büyük ihtimalle bu şirketle İngilizce iletişim kuracaktır.

5. Popüler kültürü takip edebilmek için:

Popüler kültürde İngilizce son derece önemlidir: bilgisayar oyunları , televizyon,  film, müzik, çizgi romanlar, fantastik edebiyat.